Through The Floor Fiyatların hızla düşmesi, dibe vurması.
Through Thick And Thin İyi günde ve kötü günde.
Throw A Curve (ABD) Bir kimseye, beklenmedik bir zamanda baş edilmesi zor bir sorun çıkarmak; şaşırtmak, ters köşeye yatırmak. (“Throw a curveball” şeklinde de kullanılır.)
The Short Straw Olumsuz ya da nahoş bir işin yapılması için seçilmek: “kısa çöpü çekmek”.
The Sun Might Rise In The West Söylenen şeyin gerçekleşeceğine inanılmadığını ifade eder.
The Whole Shooting Match Tümü, tamamı, bütünü.
The World And His Wife Herkes, cümbür cemaat.
Their Bark Is Worse Than Their Bite Sinirlenip tehditler savursa da bunları yerine getirmeyecek kimse.
There Are Many Ways To Skin A Cat Bir işi yapmanın pek çok farklı yöntemi olduğunu vurgulamak için kullanılır.
There But For The Grace Of God Go I Bir başkasının başına gelen kötü ya da olumsuz durum kendi başına gelmediği için sevinmek, şükretmek.