Thick As Thieves Birbirine çok yakın, çok samimi, aralarından su sızmayan, etle tırnak gibi.
Thick-Skinned Eleştirilere aldırmayan, eleştirilerden kolay kolay etkilenmeyen.
Thin As A Rake Çok zayıf, sıska, bir deri bir kemik.
That Makes Two Of Us Söylenen şey ile aynı fikirde olunduğunu ifade etmek için kullanılır.
The Ball’s In Your Court Karar verme sorumluluğunun, sözün söylendiği kişide olduğunu vurgulamak için kullanılır.
That Ship Has Sailed Sözü geçen fırsatın kaçtığını, geride kaldığını ifade etmek için kullanılır: “O tren kaçtı.”
That’s A Given Söylenen şeyin zaten bilinen, aşikar olduğunu, şüphe duyulmadığını ifade etmek için kullanılır.
That’s All She Wrote (ABD) Söz konusu olayın ya da durumun geride kaldığını, artık yapacak bir şey olmadığını ifade etmek için kullanılır.
The Apple Does Not Fall Far From The Tree Çocukların, kişilik özellikleri açısından eninde sonunda ebeveynlerine benzeyeceklerini vurgulamak için kullanılır.
The Ayes Have It Evet oyu (“aye”) verenlerin oylamayı kazandıklarını ifade eder.