Page Turner Çok ilgi çekici, sürükleyici, elden bırakılamayan kitap
Pain In The Neck Kişiyi rahatsız eden, huzursuz eden, sinir bozucu kişi, şey ya da durum. (Argoda, Amerikan İngilizcesi’nde “pain in the butt”, “pain in the ass”, İngiliz İngilizcesi’nde ise “pain in the arse” şeklinde de kullanılır.)
Paint The Town Red Felekten bir gece çalmak, çok eğlenmek.
Paint Yourself Into A Corner (ABD) Kendi başını derde sokmak, kendi kendini köşeye sıkıştırmak.
Painted Jezebel Entrikacı kadın.
Pandora’s Box Beklenmedik olumsuz gelişmelere sebep olmak. (“Open Pandora’s box” şeklinde kullanılır.)
Paper Over The Cracks Bir şeyi olduğundan daha iyi durumda göstermeye çalışırken yalnızca yüzeysel meselelerle ilgilenip, temel sorunlarla ilgilenmiyor olmak.
Paper Tiger Güçlü gözüken fakat gerçekte zayıf olan kişi, kurum, devlet.
Par For The Course Bir şeyin tam istenildiği gibi, beklendiği gibi olması. (“Above par” şeklinde kullanıldığında beklenilenden iyi, “below par” şeklinde kullanıldığında ise beklenilenden kötü anlamına gelir.)
Parrot Fashion Bir şeyi kelime kelime tekrar ederek öğrenmek. (“To learn something parrot fashion” şeklinde kullanılır.)