Over And Over Tekrar tekrar, ardı ardına, yine yeniden.
Over My Dead Body Söylenen şeyin gerçekleşmesine izin vermeyecek olmak.
Over The Counter Reçetesiz satılan.
Over The Hill İşini eskisi kadar iyi yapamayacak bir yaşa erişmiş olmak.
Over The Moon Çok heyecanlanmak, çok mutlu olmak.
Over The Top Aşırıya kaçmak, sınırı aşmak; aşırıya kaçmış, sınırı aşmış.
Over Your Head Anlaşılması güç, karmaşık.
Over-Egg The Pudding (BK) 1. Bir şeyi geliştirmeye ya da olduğundan daha iyi bir hale getirmeye çalışırken bütünüyle mahvetmek. 2. Bir şeyi olduğundan daha büyük ya da önemli gibi göstermeye çalışmak. (Yalnızca “Over-egg” şeklinde de kullanılır.)
Paddle Your Own Canoe (ABD) İşlerini başkalarının yardımı olmadan tek başına yapmak.
Packed Like Sardines Sıkış tıkış olmak, sardalya gibi dizilmek.