Blow Your Own Horn Böbürlenmek; yüksekten atmak; kendini övmek. “Blow your own trumpet” şeklinde de kullanılır.
Blow Your Own Trumpet Böbürlenmek; yüksekten atmak; kendini övmek. “Blow your own trumpet” şeklinde de kullanılır.
Blow Your Stack Çok sinirlenmek; kendini kaybetmek; tepesi atmak; heyheyleri tutmak; çılgına dönmek.
Blow Your Top Çok sinirlenmek; kendini kaybetmek; tepesi atmak; heyheyleri tutmak; çılgına dönmek.
Blue Blood Soylu; asil; aristokrat.
Blue Skies Bir konu ya da durum hakkında fazla iyimser, beklentili ve heyecanlı davranmak yahut konuşmak.
Blue-Eyed Boy Bir kimsenin gözdesi; göz bebeği.
Bluestocking Bilgili, aydın, entelektüel kadın.
Boardinghouse Reach Masanın uzak ucundan bir şey istemek yerine almaya çalışmak.
Bob’s Your Uncle (BK) Konuşulan şeyin başarıya ulaşacağını, yoluna gireceğini ifade eder.