just the thing ifadesi “tam da, tam olarak” anlamına gelir. Örnek cümle; A month’s holiday would be just the thing for me. Bir aylık bir tatil tam da ihtiyacım olan şey.
just you wait ifadesi “sen dur, bekle bak ne olacak, sen hele bir dur” anlamına gelir. “Informal” kullanımdır. Örnek cümle; Just you wait till your father gets home. Sen dur bakalım baban gelince ne olacak.
Aşağıda I harfi ile başlayan konuşma ifadeleri ve cümlelerini bulabilirsiniz. Bağlantıları takip ederek ifade ile ilgili örnek cümlelere ulaşabilirsiniz.
I was wondering if ifadesi “diye merak etmiştim, miydin acaba” anlamına gelir. “Formal” kullanımdır. Örnek cümle; I was wondering if you’d like to come to Jane’s birthday party? Jane’nin doğum günü partisine gelmek ister miydin acaba?
I wouldn’t mind ifadesi “olsa fena olmazdı, iyi olurdu” anlamına gelir. Örnek cümle; I wouldn’t mind a hot drink if you’ve got one. Sıcak bir içeceğiniz varsa fena olmaz.
I’d hate to see ifadesi “görmek beni üzer, görmekten nefret ederim, istemem” anlamına gelir. Örnek cümle; I’d hate to see people argue over petty matters. İnsanları değersiz şeyler için tartışırken görmek beni üzüyor.
I’d like to think so ifadesi “öyle olduğunu umuyorum” anlamına gelir. Örnek cümle; Can we trust him? Do you think he intends to pay the debt? – I’d like to think so, but you never know. Ona güvenebilir miyiz? Sence borcu ödemeye niyetli mi? – Öyle olduğunu umuyorum ama belli olmaz.
I’d love to see ifadesi “görmek beni mutlu eder, görmeye bayılırım, isterim” anlamına gelir. Örnek cümle; I’d love to see people try out different things. İnsanların yeni şeyler denediğini görmek beni mutlu eder.
I’ll see what I can do ifadesi “bir bakalım, ne yapabileceğime bir bakayım” anlamına gelir. Örnek cümle; My car’s broken. Can you help me with it? – I’ll see what I can do. Arabam bozuldu. Yardımcı olur musun? – Ne yapabilirim bir bakayım.
I’ll show you ifadesi “gösteririm sana, sana göstereceğim” anlamına gelir. “Informal” kullanımdır. Örnek cümle; Do you think you can intimidate me? Come here, I’ll show you! Come here! Gözümü korkutabileceğini mi sandın? Gel buraya gel de göstereyim sana! Gel dedim!