In The Pipeline Henüz gerçekleşmemiş olan fakat yakın zamanda gerçekleşmesi beklenen.
In The Red Borçlu olmak, zararda olmak.
In The Running Kazanma şansı olmak, kazanmaya aday olmak, kazanmaya değer olmak.
In The Saddle Bir işin kontrolünü elinde tutmak. 2. Bir işi yapmak için hazır olmak.
In The Same Boat Aynı sorunu paylaşıyor olmak, aynı şartlar altında olmak.
In The Short Run Kısa dönemde, kısa vadede, yakın gelecekte.
In The Soup Zor durumda olmak, başı belada olmak.
In The Swim Olan biten şeyler hakkında bilgi sahibi olmak, konu hakkında bilgi sahibi olmak, işin içinde olmak.
In The Swing İşlerin iyi gitmesi, işlerin tıkırında olması.
In The Tall Cotton Zenginlik, refah içinde olmak (“tall cotton” deyimi, ürünlerin iyi yetiştiğini ifade eder.)