In The Dark Olup bitenden haberdar olmamak: “karanlıkta kalmak”.
In The Dock Bir mahkemede duruşmada olmak.
In The Doghouse Başı dertte olan, bir ceza ile karşı karşıya olan.
In The Driver’s Seat Kontrolü eline almış olan, kontrolü elinde tutan.
In The Face Of Bir işi, bu işe dair bir tehditle karşı karşıya olmaya rağmen yapmak; tehdidi hiçe sayarak bir işe kalkışmak.
In The Family Way Hamile, gebe.
In The Flesh Ünlü bir kişi ile televizyon ya da herhangi bir başka medya organı aracılığıyla değil, gerçek hayatta karşılaşmak.
In The Gravy Zengin olan, kolay yoldan para kazanan.
In The Hole Özellikle büyük mali sıkıntıda olan.
In The Hot Seat Önemli bir mevkide bulunmak ve büyük eleştirilere maruz kalmak.