In Cahoots İşbirliği yapmak; ortaklaşa iş çevirmek. 2. Söz birliği etmek, ağız birliği etmek.
In Cold Blood Bile bile, acımasızca, soğukkanlılıkla, kılını kıpırdatmadan.
In Dire Straits Büyük sıkıntıda, açmazda, zor durumda, dar boğazda.
In Donkey’s Years Yıllar yılı, senelerce, uzunca bir zaman boyunca.
In Dribs And Drabs Azar azar, ufak ufak, gıdım gıdım.
In Droves Tek seferde ve yüksek sayıda; sürüler halinde.
In Embryo Tasarı aşamasında, başlangıç aşamasında, ilk evresinde.
In For A Penny In For A Pound Kaybedecek bir şey olmadığını, her türlü riske girilebileceğini ifade eder.
In Full Swing En yoğun zamanında, en canlı ve faal dönemde.
In High Gear (ABD) En yoğun zamanında, en canlı ve faal dönemde.