In High Spirits Keyifli, mutlu, sevinçli. 2. Kendine güveni yerinde.
In His Cups Sarhoş, kafası güzel.
In Hot Water Büyük sıkıntıda, zorluk içinde, tehlikede.
In League With Müttefiki olmak, iş birliği yapmak.
In Light Of Bu bilgiler ışığında, bunlara dayalı olarak, bu bilgiler göz önünde bulundurulduğunda.
In Like Flynn Kadınları etkilemekte başarılı, cazibeli. (Deyimde 1940’larda kadınları etkilemek konusunda meşhur olan Errol Flynn’e ithafta bulunulur.)
In My Bad Books Bir kimsenin düşmanlığını kazanmak, bir kimsenin kara kaplı defterine ya da kara listesine girmek. (Deyimin diğer hali olan “in my good books” ifadesi ise bir kişinin dostluğunun kazanıldığını, o kişiden memnun kalındığını ifade eder.)
In My Book Fikrimce, kanımca, bana göre.
In My Good Books Bir kişinin dostluğunun kazanıldığını, o kişiden memnun kalındığını ifade eder. (Deyimin diğer hali olan “in my bad books” ifadesi ise bir kimsenin düşmanlığını kazanmak, bir kimsenin kara kaplı defterine ya da kara listesine girmek anlamına gelir.)
I’ll At Ease Kaygılı ya da huzursuz olunan durumu ifade eder.