In A Nutshell Özetle; kısaca.
In A Pickle Başı belada; zor durumda.
In A Rut Değişmez ve sıkıcı bir rutine ya da adetlerine bağlı.
In A Tick (BK) 1. Yakında, kısa bir süre sonra. 2. Çabucak, bir çırpıda.
In A Tight Spot Zor durumda, başı belada, darda.
In All Honesty Tüm gerçekliğiyle, açıkça, gerçekten, hakikaten.
In An Instant Bir anda, anında, hızla, birdenbire.
In Another’s Shoes Kendini bir başkasının yerine koymak, olanlara bir başkasının gözünden bakmak.
In Apple-Pie Order Düzenli, yerli yerinde, tertipli.
I’ve Got A Bone To Pick With You Karşısındaki kişiyle görülecek hesabı olmak, paylaşacak kozu olmak.