Blow A Gasket Küplere binmek; baltayı sıyırmak; tepesi fena atmak; çılgına dönmek; çok öfkelenmek.
Blow By Blow En ince ayrıntısına kadar; harfi harfine; ayrıntılarıyla.
Blow Hot And Cold Bir konu hakkında sürekli fikir değiştirmek; iki seçenek arasında gidip gelmek.
Blow Me Down Duyulan şeyin beklenmedik, şaşırtıcı yahut şoke edici olduğunu ifade eder.
Bite Off More Than You Can Chew Yerine getirebileceğinden daha fazla sorumluluk almak. Boyundan büyük işlere kalkışmak. Yutamayacağı lokmayı ağzına almak.
Bite Someone’s Head Off Bağırıp çağırmak, paylamak.
Bite The Bullet Mani olunamayacak olumsuz bir duruma katlanmak; dişini sıkmak.
Bite The Dust Özellikle şiddet içeren bir durum sonunda, örneğin bir çatışma sırasında, ölmek.
Bite Your Lip Bir duruma tepki vermemek için bilinçli çaba harcamak. Dilini ısırmak.
Bite Your Tongue Verilecek tepkiden hoşlanılmayacağı düşünüldüğünden konuşmaktan yahut gülmekten kaçınmak için çaba göstermek.