Lay A Glove On Bir tartışma ya da anlaşmazlık sırasında karşıdaki kişiye sert bir darbe vurmak, karşıdakinin durumunu ya da konumunu olumsuz yönde etkilemek.
Lay Down The Law Bir kimsenin çevresindekilere direktifler veren otoriter bir tavır takınması.
Lay Of The Land Bir yerin, şeyin, düzenin düzeni. (“The lie of the land” şeklinde de kullanılır.)
Lay It On Thick Bir his ya da deneyimi olduğundan daha büyük, önemli ya da ciddi göstermek; abartmak.
Lay Waste Bir şeye zarar vermek, tahrip etmek, harap etmek, yakıp tıkmak.
Lead Someone Up The Garden Path Bir kimseyi aldatarak yahut doğru olmayan bilgiler vererek o kişinin zamanını harcamak. (“Lead someone down the garden path” şeklinde de kullanılır.)
Lead With The Chin Doğacak sonuçlara aldırmadan konuşmak ya da davranmak: “burnunun dikine gitmek”, “düşüncesizce davranmak”. .
Leading Edge En ileri, en gelişmiş.
Lean And Mean Zorlayıcı ve ağır geçecek bir çalışma için hazır olma durumu.
Learn The Ropes Yeni bir şey yapmayı öğrenmek, yeni bir beceri edinmek.